Güneş Çiyi İçerken

İçeriklerimizi okumaya vaktiniz olmadığını düşünüyorsanız, dinlemeyi tercih edebilirsiniz. Sizin için seslendirdik. Spotify için, SoundCloud için bağlantılarından ulaşabilirsiniz.

Herkese merhaba! Bugünkü içeriğimizde bundan çok da uzun olmayan bir süre önce, Türkiye’nin en çok can kaybı ile sonuçlanan maden kazalarından biri olan Soma faciasını anmak istedik. 2014 yılında 301 kişinin hayatını ‘iş yerindeyken’ kaybettiği bu facianın nedenleri, etkileyen faktörleri uzunca tartışılmış ve karar vericiler tarafından denetleme ve yönetmelik koşullarının daha sıkı tutulacağı sözü verilmişti. Alınmayan tedbirler ve uygulanmayan güvenlik şartlarının ortaya çıkardığı bu sonucun yarası hâlâ derin, biliyoruz. Gelin hep birlikte, maden sektöründe alınması zorunlu iş güvenliği kurallarının ne kadar hayat kurtarıcı olabildiğinden bahsedelim. Sevgi ve iyilikle, yeşil kalın.

Öncelikle Soma’daki facianın sebeplerinden biri, elektrik panosundan kaynaklandığı söylenen bir yangının çıkmasıydı. Niceliği arttıkça niteliği azalan sistemler vardır; her hukuk devletinde bir işletmenin kuruluş aşamasında gerekli teknik altyapıyı sağlayacağı sözüne yönelik izinler verilir. Yangın, maden ocaklarında en sık rastlanan iş kazalarından biri olarak gösteriliyor. Bunun için alınacak önlemler hayati önem arz ediyor. Biliyorsunuz ki maden ocaklarına asansör ile iniliyor, elektrik panosunda çıkan yangının ardından enerji kesilince bu asansör çalışamamıştı. Dünya Çalışma Örgütü’nün Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi’ne göre “güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı” koşulları sağlanması için bir iletişim sistemi dâhil olmak üzere madenin uygun biçimde düzenlenmesi, inşa edilmesi ve elektrik, mekanik ve diğer gerekli cihazlarla donatılması gerekmektedir. Öğleden sonra meydana gelen faciada, gecenin ilerleyen saatlerinde çeşitli yetkililer tarafından aşağıda olduğu “tahmin edilen” kişi sayısı 157 olarak belirtilmişti. Enerjinin kaybedilmesiyle birlikte tüm iletişimin kesilmesi, yer altında bulunan kişilerin adlarının ve olası mahallerinin herhangi bir anda doğru olarak bilinmesini sağlayan sistemin çökmesine sebebiyet vermişti. Özensiz bir günlük rutinin mevcudiyetini 157 değil, an az 301 kişinin aşağıda olmasıyla anlamıştık. Özetle bugün ve yarın, endüstrilerin yaşamlarını borçlu oldukları çalışanlara güvenli bir ortam sağlaması hayati anlam ifade etmekte, ne “kaza” ne de “fıtrat” kelimesi bu önemi temsil etmemektedir.

Yazar: Aslı

Editör: Zeynep

Fotoğraf: Unsplash üzerinden Johnny McClung

Kaynak: I II

Gündem

Hatay’da geçtiğimiz gün meydana gelen orman yangınları yaklaşık 33 saatin sonunda kontrol altına alındı. Bu süre içinde 400 hektardan fazla alanın yandığı belirtildi. Hem insan hayatı hem yaban hayatı için büyük bir tehdit oluşturan orman yangınları, iklim krizi için etmemiz gereken mücadelenin ne denli önemli olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close